‘AÅŸkın Sağı Solu' romanı üzerine Ankara'da düzenlenen söyleÅŸide konuÅŸan Gazeteci Yazar Hakim Bayraktar, 1970'lerin Türkiye'sini ve Bingöl'de yaÅŸanan toplumsal kırılmaları anlattı.
Gazeteci-Yazar Hakim Bayraktar'ın kaleme aldığı AÅŸkın Sağı Solu adlı roman üzerine, Ankara BİNYAR DerneÄŸi ev sahipliÄŸinde “SöyleÅŸi ve İmza Günü” programı düzenlendi. Akademi ve bürokrasi çevrelerinden isimler ile üniversite öÄŸrencilerinin katıldığı etkinlikte, romanın odağında yer alan Bingöl'ün yakın geçmiÅŸine dair anlatılar da geniÅŸ yer buldu.
Programın açılışında konuÅŸan Dernek BaÅŸkanı Yakup ZazaoÄŸlu, katılımcılara teÅŸekkür ederek kültür ve edebiyat buluÅŸmalarının devam edeceÄŸini ifade etti.
“Bu roman yalnızca bir aÅŸk hikâyesi deÄŸil”
SöyleÅŸide romanının yazım serüvenini anlatan Bayraktar, kitabın fikir aÅŸamasından basım sürecine uzanan yolculuÄŸu samimi bir dille özetledi. Eserden bazı bölümlere de deÄŸinerek dinleyicilere romanın atmosferini hissettiren yazar, “AÅŸkın Sağı Solu”nun yalnızca iki insanın hikâyesi olmadığını, 1970'li yılların Türkiye'sine ve özellikle Bingöl'de yaÅŸanan toplumsal kırılmalara tanıklık eden bir dönem romanı olduÄŸunu vurguladı.
Bayraktar, o yılların ruhunu anlatırken kentte “ekol” sayılan bazı isimlere de romanda yer verdiÄŸini belirterek, dönemin insanlarının yaÅŸadıkları, umutları ve hayal kırıklıklarının edebiyatın diliyle yeniden canlandırıldığını söyledi.
“GeçmiÅŸe bakınca geriye kalan duygu: piÅŸmanlık”
SöyleÅŸide yöneltilen soruları da yanıtlayan Bayraktar, “O dönemden bugüne siyasi bakımdan nasıl bir deÄŸiÅŸim görüyorsunuz?” sorusunu tek kelimeyle yanıtladı; “PiÅŸmanlık…”
Romanın, birçok kiÅŸinin hayatından kesitler içerdiÄŸini ve yazım sırasında birçok kiÅŸiyle yeniden o dönemi konuÅŸtuÄŸunu anlatan Bayraktar, anlatılan hatıraların çoÄŸunun benzer bir duyguda birleÅŸtiÄŸini dile getirdi.
Bayraktar, bir zamanlar özgürlük ya da vatan gibi yüce kavramların ardına sığınılarak yürütülen kavgaların, aynı köyün, aynı mahallenin, aynı ÅŸehrin insanlarını birbirine düÅŸman ettiÄŸini, ideolojik saplantıların kardeÅŸlik duygusunu gölgelediÄŸini dile getirdi.
Bayraktar, o günleri anlatanların çoÄŸunun bugün geriye dönüp baktığında, “Biz kavga ederken baÅŸkaları kendi hesaplarının peÅŸindeydi” düÅŸüncesinde birleÅŸtiÄŸini aktararak, acıların, kayıpların ve yarım kalan hayatların hâlâ hafızalarda canlı olduÄŸunu ifade etti.
Karanlıktan çıkmayı baÅŸaran bir aÅŸk
Bayraktar, romanının merkezinde ise tüm bu karanlığın içinden çıkmayı baÅŸaran bir sevda hikâyesinin yer aldığını söyledi. Ahmet ile Nazo'nun hikâyesinin, ideolojilere kurban edilmeyen duyguların ve insani baÄŸların mümkün olduÄŸuna dair bir umut taşıdığını belirtti.
KonuÅŸmasının sonunda toplumsal hafızaya dair dikkat çekici bir deÄŸerlendirme yapan yazar, hangi siyasi görüÅŸten olunursa olunsun insani ve vicdani yaklaşımın yitirilmesi hâlinde geriye kalanın anlamını yitirdiÄŸini dile getirdi. Bayraktar, toplumun çoÄŸu zaman bilgiyle deÄŸil duygularla hareket ettiÄŸini; bu duyguların bazen birleÅŸtirici, bazen de ayrıştırıcı bir güç hâline gelebildiÄŸini sözlerine ekledi.
SöyleÅŸi, kitap imza bölümü ve katılımcılarla yapılan sohbetin ardından sona erdi. EtkinliÄŸe katılan Bingöllü öÄŸrenciler ve davetliler, romanın özellikle kentin yakın tarihine dair tanıklıkları edebî bir anlatımla aktarmasının önemli olduÄŸunu ifade etti.
Hakim Bayraktar, programa ev sahipliÄŸi yapan ANKARA BİNYAR DerneÄŸi BaÅŸkanı Yakup ZazaoÄŸlu baÅŸta olmak üzere yönetim kurulu üyelerine ve tüm katılımcılara teÅŸekkür etti.
HABER:SİNAN ATAN